Medeni Hukuk 1 Final Sınavı Soruları ve Cevapları

İ.Ü. Hukuk Fakültesi (10.01.2011)
Medeni Hukuk 1 (Giriş-Kişiler Hukuku) 2010-2011 Güz Yarıyılı Sonu Sınavı

Ailesinin isteği üzerine alkol bağımlılığı dolayısıyla hastanede tedavi gören ünlü işadamı (A)’nın kısıtlanmasına karar verilir. Çimento fabrikası sahibi olan (A),taburcu olduktan sonra bazı yatırımları gerçekleştirmek için X Bankası’ndan kredi alır ve bu kredi karşılığında oturduğu taşınmaz üzerinde ipotek kurar.(A) kredi işlemleri sırasında bankada çalışan (E) ile tanışır ve kısa bir süre sonra evlenirler.(A) nikâhında giyeceği elbiseyi tadilat yapılması amacıyla (T)’ye verir. Terzi (T) elbiseyi çok beğenen (Ü)’ye kiralar.

(B),antika gramofon koleksiyonu olan oğlu (A)’ya hediye etmek üzere antikacıda gördüğü çok pahalı bir gramofonu satın alır. Antikadan iyi anlayan (A) gramofonun antika olmadığını, yalnızca el işçiliği dolayısıyla bu kadar pahalı olduğunu söyler.
Bir süre sonra (A) ve eşi (E) alkol bağımlısı olan insanlara yardım etmek ve alkol bağımlılığı ile savaşmak amacıyla dernek kurarlar. (F) bu derneğe üyelik başvurusunda bulunur. Ancak kendisine derneğin yönetim kurulu tarafından,”Üyelik talebiniz reddedilmiştir” içerikli bir yazı gönderilir. Dernek, gelir elde etmek amacıyla bir konser düzenlemeye karar verir. Konser organizasyonu derneğin yönetim kurulu üyesi olan (E) tarafından yürütülür. Konser günü kazanana otomobilin verileceği bir çekilişin yapılacağı da duyurulur. Otomobili bilet alanlardan (S) kazanır. Çekilişten sonra konserin verildiği sahne çöker ve sahnede bulunan (Ş) ile kemancı (K) ağır yaralanır.
(E) dernek faaliyetini tanıtmak için gittiği bir hastanede ünlü Doktor (D)’nin Hepatit C mikrobu taşımasına rağmen çalışmaya devam etmesi hakkında konuştuklarını duyar. Derhal haber yapımcısı arkadaşı (H)’yi arayan (E),(D)’nin bulaşıcı hastalığına rağmen hasta kabul etmesi hakkında bir haber yapmasını rica eder.(H),bu yönde bir haber hazırlayarak bir hafta sonra yayınlar.
Son günlerde (E) ile sıkça kavga eden (A) ,otomobili ile tek başına seyahate çıkar. Bir süre sonra (A)’nın arabası, içinde bol miktarda boş içki şişesi ile birlikte Karadeniz’de bir ırmak kenarında bulunur. Ancak (A)’nın cesedi tüm araştırmalara rağmen bulunamaz.(E),bu olaydan 3 yıl sonra dernek faaliyetleri sırasında tanıştığı (İ) ile evlenmeye karar verir.

SORULAR:

  1. (A)’nın fiil ehliyeti bakımından durumunu belirleyerek kredi alması, ipotek kurması, dernek kurması ve evlenmesi işlemlerinin geçerli olup olmadığını tespit ediniz.
  2. (A) elbisenin iadesini isteyebilir mi? İsteyebilirse kim veya kimlere karşı hangi gerekçeyle hangi talepte bulunabilecektir? Açıklayınız.
  3. (B) ile antikacı arasındaki satım sözleşmesi geçerli bir şekilde kurulmuş mudur?(B)’nin gramofonun antika olmadığını anlaması üzerine başvurabileceği hukuki imkân var mıdır? Açıklayınız.
  4. (F)’nin üyelik talebinin olayda gerçekleştiği şekilde reddedilmesi mümkün müdür?(F),bu karara karşı itiraz etme hakkına sahip midir? Açıklayınız.
  5. Bayan (S)’nin akıl hastalığından muzdarip olduğunun anlaşılması ihtimalinde, derneğin bu durumu ileri sürerek otomobili kendisine teslim etmekten kaçınması mümkün müdür? Açıklayınız.
  6. Sahnenin çökmesi sonucu yaralanan (Ş) ve (K),zararlarının tazmini için kim veya kimlere başvurabilirler? Açıklayınız.
  7. (D) aleyhinde yapılan haber dolayısıyla kim veya kimlere karşı hangi taleplerde bulunabilir? Açıklayınız.(D)’nin aleyhinde yapılmış olan haberden yayından evvel haberdar olması halinde cevabınız nasıl olurdu? Açıklayınız.
  8. (E)’nin (İ) ile geçerli bir evlilik yapması mümkün müdür? Nasıl? Açıklayınız.
  • Sınav süresi 120 dakikadır.
  • Başka kâğıt verilmeyecektir.
  • Başarılar dileriz.

Prof.Dr.Saibe OKTAY-ÖZDEMİR

Prof.Dr.Gülçin ELÇİN-GRASSİNGER

Cevaplar

1. (A)’nın fiil ehliyeti bakımından durumunu belirleyerek kredi alması, ipotek kurması, dernek kurması ve evlenmesi işlemlerinin geçerli olup olmadığını tespit ediniz.

İş adamı A, alkol bağımlılığı nedeniyle mahkeme kararıyla kısıtlanmıştır. Ayırt etme gücüne sahip olan erginler, kısıtlama nedeninin varlığı halinde vesayet altına alınarak kısıtlanabilir. Zira alkol bağımlılığı, kişinin mal varlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden ____?___ ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır. Fiil ehliyeti yönünden sınırlı ehliyetsiz konumundadır.
Kısıtlama kararının ardından kişiyi kural olarak kişisel ve mali işlerinde yasal temsilci olarak vasi temsil eder. Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar ve kazandırıcı işlemler bundan müstesnadır. Hukuki işlemler bakımından kısıtlı yükümlülük yükleyen borçlandırıcı işlemlerde ve tasarrufi işlemlerde vasisinin rızası/işleme katılımı/onayına ihtiyaç duyar. Kanunda sayılan bazı işlemler bakımından ise vesayet ve denetim makamlarının onayı gerekir.(MK 462–463). Ödünç sözleşmesi için MK 16, 451/1 gereğince vasinin izni MK 462/4 gereğince vesayet makamının izni gerekir. Rehin kurma işlemi için: yine vasinin izni ve MK 462/1 gereğince vesayet makamının izni gerekir. Vasi ve vesayet makamının izni/icazeti tamamlayıcı unsur olup, bu unsurun eksikliği(noksanlık) halinde işlem askıda hükümsüzdür. Şayet vasi veya vesayet makamı izin vermezse işlem baştan itibaren geçersiz olması gerekirse de; kısıtlama kararı kesinleşince hemen kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan olunur ve iyi niyetli üçüncü kişileri ilandan önce etkilemez. MK 410/2 gereğince eğer kısıtlama kararı ilan edilmemiş ise, kısıtlı ile işlem yapan iyi niyetli ise iyi niyetli üçüncü kişiye karşı bu kısıtlama kararı ileri sürülemez. Buna mukabil kısıtlama kararının ilanından sonra MK 410/2 gereğince üçüncü kişiler artık kısıtlamayı bilmediklerini ileri süremezler. Onay verilmezse verilen mallar istihkak ve aynen durmuyorsa sebepsiz zenginleşmeyle geri istenebilir.
Kısıtlı ergin, olağan veya olağanüstü evlenme yaşını ikmal etmiş olmak kaydıyla yasal temsilcisinin izni ile evlenebilir (MK 127). Aksi halde evlenme batıl ise de yasal temsilcisinin evlenmenin butlanı davası açarak evliliği iptal ettirmesi ile ileriye etkili olarak evlenme geçersiz kılınabilir. Evlenme nispi kişiye sıkı surette bağlı hak niteliğindedir. MK 57/2 gereğince dernek kurma işleminde tam ehliyete sahip olmak koşulu arandığından, kişiye sıkı surette bağlı bir hak olan dernek kurma ve üye olma hakları sınırlı ehliyetsizlere tanınmamış olup, bu sebeple olayda sınırlı ehliyetsiz olan A’nın dernek kurucu üyesi sıfatına haiz olması mümkün değildir.
2. (A) elbisenin iadesini isteyebilir mi? İsteyebilirse kim veya kimlere karşı hangi gerekçeyle hangi talepte bulunabilecektir? Açıklayınız.
A’nın ayni haklar grubunda en geniş yetkileri sağlayan mülkiyet hakkı söz konusu olup bu hak mutlak hak niteliğindedir ve herkese karşı ileri sürülebilir. T sözleşmeye aykırı davranarak, elbiseyi tadil etmek yerine üçüncü kişiye kiraladığı için T’ye karşı borca aykırılık gerekçesiyle tazminat talebi ileri sürebilir. Zira T’nin kira hususunda tasarruf yetkisi bulunmamaktadır. Bunun dışında elbiseyi elinde bulunduran Ü tasarruf yetkisi olmayan T’den nispi hak niteliğinde bir alacak hakkı elde etmek istemişse de mutlak hakka sahip olan A, mülkiyete dayanan koruyucu dava ile hakkını Ü ye karşı ileri sürebilir ve elbisenin kendisine iadesini isteyebilir. (Olayda Ü iyi niyetli olsa dahi ayni hak kazanımı söz konusu olmadığı için MK 988 uygulanmaz.) Kişiye sıkı suretle olmakla birlikte mal varlığında azaltma yapma ihtimali olan bu dava hakkının kullanılması için yasal temsilcinin izni/davaya katılımı gerekecektir.
3. (B) ile antikacı arasındaki satım sözleşmesi geçerli bir şekilde kurulmuş mudur?(B)’nin gramofonun antika olmadığını anlaması üzerine başvurabileceği hukuki imkân var mıdır? Açıklayınız.
Bir hukuki işlem olan sözleşme karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kurulur. Olayda B ile antikacı, hukuki işlemin kurucu unsuru olan irade beyanının mevcut olması; beyan arzusu ve hukuki sonucu isteme koşullarını gerçekleştirmişlerdir. Ne var ki B,gramofonun antika olduğunu zannederek sözleşme yapmışsa hata; yok eğer antikacı gramofonun antika olduğu hususunda B’yi aldatmış ise hile hükümleri gereğince sözleşmeyi oluşturan B’nin iradesi sakatlanmış olur. Bu durumda B hata ya da hile nedeniyle öğrenme anından itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşmeyi iptal etme hakkına sahiptir (Düzelebilir hükümsüzlük). İptal beyanı tek taraflı bozucu yenilik doğuran bir beyandır ve bu hakkın kullanılacağı/kullanılmayacağının açıklandığı 1 yıllık hah düşürücü sürenin dolduğu ana kadar işlemin geçerliliği askıdadır. İptal beyanı kullanılmakla işlem baştan itibaren geçersiz hale gelir; aksi ihtimalde ise sözleşme baştan itibaren geçerliliğini korur
4. (F)’nin üyelik talebinin olayda gerçekleştiği şekilde reddedilmesi mümkün müdür?(F),bu karara karşı itiraz etme hakkına sahip midir? Açıklayınız.
Yazılı olarak yapılacak üyelik başvurusu dernek yönetim kurulunca en çok 30 gün içerisinde karara bağlanır ve sonuç yazıyla başvuru sahibine bildirilir. Başvurusu kabul edilen üye, bu amaçla tutulacak deftere kaydedilir (MK md 64). Tüzükte üyelik şartları belirtilmiş olup üyelik için başvuran kişi gerekli şartları gerçekleştirmiş olsa bile, derneğin bu kimseyi üye olarak kabul etme mecburiyeti yoktur. Medeni Kanun madde 63’te hiçbir derneğin üye kabul etmeye zorlanamayacağı açık hükme bağlanmıştır.
Dernek tüzüğünde yönetim kurulu herhangi bir sebep göstermeksizin üyelik talebini reddedebilir denilmişse; üyelik talebini sebep göstermeden reddetme yetkisinin hakkın kötüye kullanılması teşkil etmemesi gerekir. Bir kimsenin üye olmak için yapacağı talebi kabul edip etmemek hususunda karar vermeye yetkili organ Medeni Kanuna göre dernek yönetim kuruludur (MK md 64). Medeni Kanun madde 64/f 2’ye göre üyelik için yapılacak müracaatları dernek yönetim kurulu en çok 30 gün içinde üyeliğe kabul veya reddi şeklinde karara bağlayıp sonucunu müracaat sahibine yazı ile duyurmak zorundadır. Medeni kanun md 80 genel kurulu üyeliğe kabul ve üyelikten çıkarma hakkında son kararı vermekle yetkili kılmıştır. Bu nedenle yönetim kurulunun üyeliği ret hususundaki kararına karşı Genel Kurula itiraz edilebileceği gibi, Genel Kurulun bu kararına karşı da dava açmak mümkündür. Böylece üye olmayan kişilerde genel kurul kararının iptali davası açabilmektedir. Olayda da üyelik talebinin reddine karşı F, koşulları var ise genel kurula itiraz etme ve genel kurul kararına karşı da mahkemeye iptal davası açma hakkına sahiptir.
5. Bayan (S)’nin akıl hastalığından muzdarip olduğunun anlaşılması ihtimalinde, derneğin bu durumu ileri sürerek otomobili kendisine teslim etmekten kaçınması mümkün müdür? Açıklayınız.
Akıl hastalığının ayırt etme gücünü kaldırmaması durumunda, gerek tam ehliyetli gerekse kısıtlanmak suretiyle sınırlı ehliyetsiz durumunda bulunan kimse kazanma işlemlerini tek başına ve yasal temsilcisinin rızasına bağlı olmaksızın yapabileceğinden, bu ihtimalle derneğin anılan gerekçe ile otomobilin tesliminden kaçınması hukuken mümkün olmayıp borca aykırılık teşkil eder.
Ancak akıl hastalığı ayırt etme gücünü ortadan kaldırmışsa, ayırt etme gücü bulunmayanlar hukuki işlemler ve dolayısıyla kazanma işlemleri bakımından dahi tam ehliyetsizdirler ve yaptıkları işlemler batıldır. Ne var ki ayırt etme gücü bulunmayan bir kimsenin yaptığı hukuki işlemin butlanının ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılmasını oluşturduğu hallerde, söz konusu işlem geçerli imiş gibi hüküm doğurur. Bazen ayırt etme gücü bulunmayan ile işlem yapan karşı tarafça işlemin hükümsüzlüğünün(butlanının) ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılmasını oluşturabilir. Olayda da bu ihtimalde ayırt etme gücüne sahip olmayan S’ye isabet eden ikramiyenin, bilet satış işleminin batıl olduğu gerekçesiyle ödenmek istenmemesi hukuken dinlenilemez (MK md 2/2).
6. Sahnenin çökmesi sonucu yaralanan (Ş) ve (K),zararlarının tazmini için kim veya kimlere başvurabilirler? Açıklayınız.
Tüzel kişinin iradesi organları aracılığıyla açıklanır. Organlar hukuki işlemleriyle ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar. Organlar kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Derneğin zorunlu organlarından biri de Yönetim Kuruludur. Yönetim Kurulu, derneğin yürütme ve temsil organıdır. Temsil görevi yönetim kurulunca, üyelerden birine veya bir üçüncü kişiye verilebilir. Olayda konser organizasyonu işi, dernek yönetim kurulunun sorumluluğunda olup ancak bu işleri yapmak üzere yönetim kurulunun üyesi E görevlendirilmiştir.
Konser sırasında E’nin, sahne sanatçıları kullandığı görülmektedir. E bu sözleşmeyi Ş ve kemancı K ile dernek adına yapmış ve organın bu işlemi neticesinde dernek sözleşmenin tarafı olmuştur. Sahnenin çökmesinde, şayet derneğin gerekli önlemleri almaması söz konusu ise ve bunda ihmali var ise bu durumda dernek sözleşmeye aykırı davranış sebebiyle Ş ve K tarafından maddi ve koşulları varsa manevi tazminat talebine maruz kalabilir. Zira MK 50 gereğince dernek borca aykırılıklarından ve haksız fiillerinden ötürü sorumluluk ehliyetine sahiptir. Bu olayda E’nin ya da ona yetki veren yönetim kurulunun ayrıca kusurları var ise onlarında dernek tüzel kişiliğinden bağımsız olarak sorumluluğuna gidilebilir (MK 50/son). (Ekleyelim ki konser verilen salonun dernek binası olması halinde yapı malikin sorumluluğu gereğince de derneğin kusursuz sorumluluk gereğince sorumlu tutulması mümkün olabilir.)
7. (D) aleyhinde yapılan haber dolayısıyla kim veya kimlere karşı hangi taleplerde bulunabilir? Açıklayınız.(D)’nin aleyhinde yapılmış olan haberden yayından evvel haberdar olması halinde cevabınız nasıl olurdu? Açıklayınız.
Bir kimsenin kişilik hakkının kapsamına o kimsenin şeref ve haysiyeti ve o kişinin sırları girer. Doktor D’nin kural olarak bulaşıcı bir hastalığa sahip olması, onun sağlık durumuyla ilgili olup, bu bilginin açıklanması karşısında D’nin kişisel ve mesleki itibarı zedelenebilir ve yine o kişi sağlık sorunun açıklamak istemediği için onun gizlilik alanına bir müdahale söz konusu olabilir. Ne var ki bir kişilik hakkının ihlalinden söz edilebilmesi için, korunmak istenen kişilik değerinin bizatihi kendisinin hukuka aykırı bir durum olması durumunda kişilik hakkının ihlal edildiği hemen kolaylıkla söylenemez. Bir yandan bulaşıcı hastalığı olan ve Tıp Mevzuatı uyarınca tedavi yapması hukuken yasaklanan bir kimsenin mesleki faaliyetlerini yapmaya devam etmesi hukuka aykırıdır. Diğer yandan bu bilginin açıklanmasında kamuoyunun büyük bir menfaati vardır ki bu durum kişilik hakkının korunmasındaki hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hukuka uygunluk nedeni olan üstün nitelikte kamu yararıdır. Ancak basın kamuoyunu aydınlatmak adına haber verme ve eleştiri haklarını kullanırken, verdiği bilgiler gerçeği yansıtmalı, açıklanan bilgi gerçek olsa bile eleştiri sınırları aşılmamak suretiyle yapılan haber kişinin şeref ve haysiyetini ve mesleki itibarını sarsan bir niteliğe bürünmemelidir. Olayda yapılan haberin detaylarına yer verilmemekle birlikte, yalnızca doktorun bulaşıcı hastalığa rağmen hasta kabul ettiği bilgisinin verilmesi haber değeri taşır ve toplumun bu bilgiyi almakta üstün menfaati vardır. Bu haliyle gerçek dışı ya da eleştiri sınırlarının aşıldığı bir ifade tarzı da kullanılmadığına göre kişilik haklarına aykırılıktan söz edilemez. Ancak hastane görevlilerinin kendi aralarında konuştukları bulaşıcı hastalık durumu gerçek dışı ise, kaynak araştırması yapılmaksızın yayına hazırlanan haber kişilik hakkı ihlaline sebebiyet verebileceğinden hakkı haleldar olan D’nin elinde şu hukuki imkânlar olurdu (MK md 25):
a) Haber yayınlandığı için saldırı sona erdiğine göre saldırını durdurulması davası açamazdı, zira bu dava başlamış ve etkileri devam etmekte olan bir kişilik haklarına saldırı durumunda açılan davadır.
b) Saldırı başlamamakla birlikte başlama tehlikesi varsa veya vuku bulmuş bir saldırının devam etmemekle birlikte tekrarlama tehlikesi varsa önleme davası açabilirdi.
c) Saldırı sona erse bile hukuki etkileri devam ediyorsa hukuka aykırı sonuçlar bakımından hukuka aykırılığın tespiti davası açılabilir. Ancak bu dava kişilik haklarını saldırı nedeniyle diğer davaların (maddi, manevi tazminat dâhil) açılmamış olması halinde açılabilir. Bu davaları açmak için davalının kusurlu olması gerekmez. Davacı bunlarla birlikte düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir.
d) BK 49 gereğince “Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir./ Hâkim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken, tarafların sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumları da göz önüne alır. / Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine diğer bir tazminat sureti ikame veya ilave edebileceği gibi tecavüzü kınayan bir karar vermekle de yetinebilir ve bu kararın basın yoluyla ilanına da hükmedebilir.”
e) Eğer kişilik haklarına aykırı saldırı nedeniyle D, maddi bir zarara uğramış ise, söz gelimi bir süre maaş alamamış ise, bu zararların tazminini de isteyebilir.
f) Davacının maddi ve manevi tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın; vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır (MK 25/son). Olayda haber nedeniyle gazetenin tirajında artış olması durumunda, gazete bu haksız kazancı vekâletsiz iş görme hükümlerince iade etmek durumundadır.
8. (E)’nin (İ) ile geçerli bir evlilik yapması mümkün müdür? Nasıl? Açıklayınız.
A’nın arabası, içinde bol miktarda boş içki şişesi ile birlikte Karadeniz’de bir ırmak kenarında bulunmasına rağmen, A’nın cesedinin tüm araştırmalara rağmen bulunamaması, A’nın ölümüne muhakkak nazarıyla bakmayı gerektirecek bir durum gibi görülemez. Zira A’nın ırmak sularına kapılıp gittiği kesin değildir, beklide aracını terk ederek her şeyden uzaklaşmış olabilir. O halde ölümüne kesin gözle bakılmamakla birlikte, ölüm tehlikesinin kuvvetli olasılık olup olmadığı incelenmek gerekir. Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa gaiplik kararı alınması söz konusu olabilir. Bu şartların varlığı halinde hakları ölüme bağlı olanlar gaiplik kararının verilmesi için mahkemeye başvurabilirler (MK 32/1). Olayda araç ırmak kenarında bulunduğundan ve kendisinden 3 yıl olmasına rağmen bir haber alınamadığından A’nın gaiplik ihtimali üzerinde düşünülmek gerekir. Olayda aracın kaza yaptığı ve A’nın ırmak sularına kapıldığı yalnızca bir ihtimal olabilir. Bu durumda terk edilmiş bir araç ve içki şişeleri, ırmak kenarında aracın bulunması ve 3 yıldır da haber çıkmaması olguları ölüm tehlikesini kuvvetle muhtemel olgular olarak değerlendirilebilir. Aksi halde yalnızca uzun bir süredir haber alınamama kriterinin koşulları uygulanmak gerekecektir. Zira ölüm tehlikesi içinde olmasa bile ölümün kuvvetli olasılık dahilinde bulunması söz konusu olabilir ve uzun süredir haber alınamama bunu destekleyen bir durum olarak görülebilir.
Gaiplik kararının istenebilmesi için, ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl ve son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir (MK 33/1). Eğer ölüm tehlikesi içinde kaybolmanın varlığı kabul edilecek olursa, bir yıl geçtiği için gaiplik kararı almak için E başvuruda bulunabilir. Ancak ölüm tehlikesi içinde kaybolma koşulları varit görülmezse bu kere son haber alma tarihinden itibaren beş yıllık süre henüz geçmediğinden gaiplik kararı alınmak için dava açma koşulları bulunmamaktadır.
Bu hususta yetkili mahkeme, kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesidir. Kişi, Türkiye’de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer, şayet böyle bir kayıtta yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir (MK 32/1). Mahkeme gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilanla çağırır. Bu süre ilanın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır (MK 33/2-3). İlandan sonuç alınamazsa, mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır. Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haber alındığı günden başlayarak hüküm doğurur (MK 35).
Eğer gaiplik koşulları varit görülecek olursa ve mahkemece gaipliğe karar verilecek olursa; Gaip A, Bayan E ile evli olduğundan, gaiplik kararıyla evliliğin sona ermeyeceği, fakat gaibin eşinin gaiplik kararıyla birlikte veya ondan ayrı olarak evliliğin feshine karar verilmesini isteyebileceği esası kabul edilmiştir (MK 131/3). Ayrı bir dava ile evliliğin feshinin istenmesinde yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri mahkemesidir (MK 131/3). Evliliğin feshi kararıyla evlilik birliği sona ermiş olur. Sonradan gaip çıkagelirse, evlilik birliğini devam ettirmek isteyen çiftin yeniden evlenmesi gerekir. Evliliğin feshinden sonra gaibin eşi evlenmiş ise, bu evliliği gaip dönse bile geçerli olarak devam eder;gaibin ortaya çıkmış olması, bu yeni evliliğin geçersizlik sebebi değildir. Evliliğin feshi istenmemişse, evlilik birliği devam eder. Buna rağmen eşi, gaibe mirasçı olmaktadır. Gaip ortaya çıkarsa, yeni bir işleme gerek kalmadan, eşler evli olarak yaşamaya devam ederler.



Yazar Hakkında

Muhammed ÖZCAN
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi | 2010 - 2014
 


Yorumlar (17)

  1. zeynep Cevapla |

    Hukuk fakültesi 1.sınıf öğrencisiyim.1.yarıyıl bitmek üzere fakat ben hala sınav sistemlerine alışamadım.Özellikle medeni hukukta çok zorlanıyorum.Sınavlarda başarılı olmak için nasıl çalışmam gerektiği konusunda tavsiyelerinizi bekliyorum.Ayrıca medeni hukuk sınavlarında maddelerin içeriğini bilmemize rağmen numaralarını yazmasak olur mu,hoca puan kırar mı çünkü madde numaralarını ezberlemek gerçekten çok zor medeni hukuka göre deyip maddenin içeriğini yazsak yeterli olmaz mı?

  2. admin Cevapla |

    @zeynep Maddenin içeriğini bilmen yeterli numarası önemli değil. Ayrıca cevap verirken maddeyi aynen yazman da gerekmez sadece o maddeyi olaya uygulamalısın. Somut olayı yorumlayarak verilen bilgileri değerlendirerek iyi bir gerekçe ile bir sonuca varmalısın.

  3. gate Cevapla |

    bir hukuk öğrencisi olmamakla sadece seçmeli olarak medeni hukuk dersi alan biri olmakla birlikte sanırım 2. sorunun cevabı yanlış.sahibinin elinden isteğiyle çıkan(bırakılmış,ödünç vs) taşınırlarda iyi niyetli kişilerin mülkiyet hakkını hak sahibi olmayan bir kimseden edinmeleri mümkün kılınmış.diye biliyorum??
    dediğim gibi emin değilim ama sadece fikrimi belirtmek istedim.

  4. admin Cevapla |

    @gate “Olayda Ü iyi niyetli olsa dahi ayni hak kazanımı söz konusu olmadığı için MK 988 uygulanmaz.”

  5. aykut Cevapla |

    admin sizin dersler yıllık mı dönemlik mi ?

  6. admin Cevapla |

    @aykut yıllık

  7. gate Cevapla |

    ”medeni kanunumuz sahibinin elinden isteğiyle çıkan taşınır eşyalar bakımından iyiniyetli kimseleri koruduğu ve onlara ayni haları kazandırdığı halde, sahibinin elinden isteği olmadan çıkmış olan taşınır eşyalar söz konusu olunca iyiniyetli kimseleri değil asıl hak sahiplerini korumakta ve ayni hakların kazanılmasını mümkün kılmamaktadır.bu son derece mantıklı bir sonuçtur çünkü bir taşınır eşyasını kendi isteğiyle başka bir kimseye bırakan asıl malik günün birinde bu eşyayı tekrar elde edememek tehlikesini hesaba katmalıdır.” sf:86turgut akıntürk
    hala aynı fikirdeyim

  8. admin Cevapla |

    @gate

    admin :

    @gate “Olayda Ü iyi niyetli olsa dahi ayni hak kazanımı söz konusu olmadığı için MK 988 uygulanmaz.”

    00

    burda kiralama değilde bir satım işlemi olsaydı dediğin doğruydu iyiniyetli üçüncü kişinin edinimi korunacaktı.

  9. zeynep Cevapla |

    merhaba,genel muhasebe,iktisadi düşünceler tarihi ve mesleki yabancı dil seçmeli derslerden birini seçmeliyim,Sizce hangisini seçersem daha faydalı olur?

  10. admin Cevapla |

    @zeynep
    diğer dersler hakkında pek bilgim yok ama mesleki kariyerini ve günümüz koşullarını düşünürsek mesleki ingilizce gerçekten faydalı olabilir.

  11. zeynep Cevapla |

    teşekkür ederim..

  12. Arda Cevapla |

    Merhaba arkadaşlar.Ben İÜHF diploma denklik için sınavlara girmem gerekiyormuş.Lütfen yardım edin.Fakültede okumadan sadece final sınavlara girecekmişim.Kısa özetli şekilde nasıl sınavlara hazırlanabilirim ACİL.Allah Hepinizden razı olsun teşekkürler.

  13. ibrahim Cevapla |

    işime yaradı bir tanesi. teşekkürler..

  14. zeynep Cevapla |

    merhaba arkadaşlar,ben hukuk fakültesi 2. sınıf öğrencisiyim üstten ders almayı düşünüyorum tavsiye eder misiniz?

  15. hüsamettin Cevapla |

    Admin Sen var ya mükemmelsin.Finalde çıkabilecek tüm soruları üstelik cevaplarıyla birlikte yazmışsın.Valla helal olsun sana…

  16. serkan Cevapla |

    1 yıl geçmiş ama eminim bu sayfa birçok talebeye yardım etti. teşekkürler.

  17. erkann Cevapla |

    çok teşekkürler admin. iki gün sonra medeninin finalina girecegim umarım faydası olur. gerçekten helal olsun sana sorular mükemmel

Yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen...


 

Copyright © 2013 , All Rights Reserved

Sitedeki yazılar link vermek suretiyle kullanılabilir.

Designed by Web Directory. Thanks to Free Wordpress Themes